TÜRKİYE EKONOMİSİNİN 2003 YILI İLK
DOKUZ AYINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME
2003 yılının ilk dokuz ayında önemli ekonomik ve ekonomi kaynaklı siyasi
ve sosyal hadiseler meydana gelmiştir. Bunlardan bir kısmı ekonomiye lehte
etkilere sebep olurken, bir kısmı ise aleyhte etkilere yol açıcı niteliktedir.
Söz konusu hadiselerden bir kısmı aşağıda sıralanmaktadır:
3 Kasım 2002 seçimleriyle iş başına gelen 58.Hükûmet, dört ay gibi bir
süre iktidar koltuğunda kalabilmiş, Siirt seçimlerinin yenilenmesi sonrasında
ortaya çıkan sonuçlarla, kabinede fazla değişikliğe gidilmeksizin 23 Mart 2003
itibariyle yerini 59.Hükûmet’e bırakmıştır.
2002 yılında çokça dile getirilen ve gerçekleştirilmesi planlanan Orta
Doğu Operasyonu’na, 2003’ün ilk çeyreği sonuna doğru başlanmıştır. Orta Doğu’ya
“demokrasi, barış ve özgürlük” getirme amacıyla gerçekleştirilmesi planlanan
Operasyon, 20 Mart 2003 itibariyle Amerikan deniz piyadelerinin Kuveyt
sınırından Irak topraklarına kara harekatı düzenlenmesiyle başlatılmıştır.
Operasyon, Bağdat’ın 9 Nisan 2003’te düşmesi ile belirli bir kısmı itibariyle
tamamlanmıştır. Bununla beraber, bölgede henüz sükunet sağlanabilmiş
değildir.
Meydana gelen diğer bir gelişme ise yolsuzluklarla mücadele alanındadır.
Bu kapsamda, 12 Haziran 2003 tarihinde yolsuzluk yapıldığı iddiasıyla Çukurova
Elektrik ve Kepez Elektrik’e el konulmuştur. 4 Temmuz 2003’te de İmar
Bankası’nın yönetim ve denetimi, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na
devredilmiştir. 7 Temmuz 2003’te ise söz konusu firma ve banka sahiplerinin ve
şirketlerinin mallarına ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Dava yargıya intikal
etmiş olup, süreç halen işlemektedir.
3 Ağustos 2003 tarihinde, IMF’ye olan borçlarımızın bir kısmına erteleme
kararı alınmıştır. Bu çerçevede, 2004 ve 2005 döneminde ödenecek 11,3 milyar
dolarlık borcumuz 2006 yılına ertelenmiştir. Söz konusu erteleme, ekonomimizin
içinden geçtiği sıkıntılı süreçte önemli bir rahatlamaya sebep olmuştur. Nitekim
bu erteleme sayesinde, piyasalarda son çeyrekte gerçekleşebileceği konusunda
endişe duyulan likidite vb. kriz ihtimalleri
zayıflamıştır.
Türkiye, AB’ye üyelik konusunda net tavrını ortaya koymuş olup, bu
çerçevede gerekli uyum çalışmalarını sürdürmektedir. Nitekim, 6.AB Uyum
Paketi’nden sonra 7.AB Uyum Paketi(4963 Sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun) de 6 Ağustos 2003 tarihinde, Cumhurbaşkanı tarafından
onaylanmıştır. Ekonomik, sosyal ve siyasi alanda evrensel standartlara uyumu
hedefleyen bu çalışmalar, ülke olarak iyi niyetimizi ve kararlılığımız ifade
etmesi açısından büyük önem taşımaktadır.
Üçüncü çeyreğin sonuna doğru, finansal kaynak temini ile ilgili önemli
bir gelişme kaydedilmiştir. 23 Eylül 2003 tarihinde Ekonomiden Sorumlu Devlet
Bakanı ve ABD Hazine Bakanı ile imzalanan finansman anlaşması çerçevesinde 8,5
milyar dolarlık kredi tahsisine karar verilmiştir. Uzun vadeli ve düşük faizli
olacağı ifade edilen bu kredi de ekonomide önemli ölçüde rahatlamaya sebep
olacaktır.
29 Eylül 2003’te de hukuki, ekonomik ve siyasi boyutları bulunan bir
gelişme meydana gelmiştir. Yargıtay 6.Ceza Dairesi, bir siyasi partinin(DEHAP),
3 Kasım seçimleri öncesinde “resmi belgede sahtecilik” yaptığı gerekçesiyle,
bazı yetkililerine verilen cezaları onaylamıştır. Bu karar, politik bir
belirsizliğe yol açmıştır. Söz konusu belirsizliğin giderilmesi ise YSK’nın 5
Ekim 2003 tarihinde verdiği kararla nispeten ortadan
kalkmıştır.
İLK
DOKUZ AYDA TÜRKİYE EKONOMİSİ:
Burada,
mevcut veriler ışığında Türkiye ekonomisinin 2003 yılı ilk dokuz ayına ilişkin
sektörel analizler yapılacaktır.
1)REEL
KESİM
A)BÜYÜME:
Türkiye ekonomisi, ağırlıklı olarak 1999 yılı itibariyle yaşamaya
başladığı kriz sürecinde büyüme oranları açısından dalgalı bir trend
sergilemiştir. 1999-2002 dönemi büyüme oranları incelendiğinde bu durumun
görülmesi mümkündür. Ancak 2002 itibariyle ekonominin tedrici olarak rayına
oturmaya başladığına şahit olunmaktadır. Ekonomi, birçok olumsuzluğu içinde
barındırıyor olmakla beraber, dinamiklerini harekete geçirerek belli bir büyüme
trendi de yakalamıştır.
Ekonomik
büyümeye ilişkin veriler, aşağıdaki tabloda yer
almaktadır.
TABLO
1: BÜYÜME (GSMH) ORANLARI (%)
|
YILLAR |
BÜYÜME
ORANI |
|
1997 |
8,0 |
|
1998 |
3,8 |
|
1999 |
-6,4 |
|
2000 |
6,3 |
|
2001 |
-9,5 |
|
2002
I.çeyrek
II.çeyrek
III.çeyrek
IV.çeyrek |
7,8
0,4
10,7
7,9
11,5 |
|
2003
(hedef)
I.çeyrek
II.çeyrek |
5,0
7,4
3.7 |
Kaynak:DİE
2001 yılında %9,5 oranında daralan ekonomide, 2002 yılında hedeflenenin
de üstünde büyüme sağlanmıştır. Nitekim, özellikle son çeyrek itibariyle
kaydedilen yüksek performans ile %4 olarak tespit edilen büyüme hedefinin
neredeyse iki katı civarında bir büyüme oranına ulaşılmıştır. 2003 yılı için
tespit edilen büyüme hedefi ise, evvelki yılın rekor seviyesindeki büyüme hızına
rağmen mütevazi bir oranda olup %5’tir. İlk çeyrekler itibariyle
değerlendirildiğinde ise 2002 yılıyla kıyaslandığında 2003 yılındaki büyüme
oranı çok yüksek seviyede gerçekleşmiştir. Söz konusu oranlar sırasıyla %0,4 ve
%7,4’tür. (Bkz. Tablo 1)
Ancak ikinci çeyrekte aynı durum mevcut değildir. 2002 yılı ikinci
çeyreğine göre 2003 yılı aynı döneminde sağlanan büyüme oranı, belirgin bir
şekilde düşmüştür. 2002’de %10,7 olan oran, 2003’ün aynı döneminde %3,7 olarak
gerçekleşmiştir. (Bkz. Tablo 1) Bu düşüşte, büyük ölçüde Orta Doğu
Operasyonu’nun ve buna bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde meydana gelen
gerilemenin etkili olduğu ifade edilebilir.
GSYİH büyüme hızı ise 2003 ilk çeyreğinde %8,1 oranında gerçekleşmişken,
ikinci çeyrekte %3,7’ye düşmüştür.
DİE’den yapılan açıklamaya göre, 2003 yılı ilk çeyreği itibariyle GSMH,
cari fiyatlarla 66 katrilyon 147 trilyon 465 milyar TL iken, bu meblağ ikinci
çeyrek itibariyle 81 katrilyon 189 trilyon 840 milyar TL’ye yükselmiştir. Bazı
alt sektörlerde ilk iki çeyrek itibariyle sağlanan büyüme oranları ise sabit
fiyatlarla şöyle olmuştur:Tarım %0,6; Sanayi %6; İnşaat %-15,6; Ticaret %8,1;
Ulaştırma ve Haberleşme %9,6; Finansal Kuruluşlar %-8,3; Serbest Meslekler ve
Hizmetler %5,6.
Yıl geneli dikkate alındığında, meydana gelen olumsuz gelişmelere rağmen,
%5’lik büyüme hedefinin tutturulması mümkündür. Normal şartlarda bunun
aşılabilmesi de mümkün görünmektedir. OECD’nin Mart 2003’te yayımladığı tahmin
raporunda da Türkiye’nin 2003-2007 döneminde ortalama %5,7 oranında büyüyeceği
ifade edilmektedir. Bu da gerek cari yılda ve gerekse müteakip yıllarda
Türkiye’nin önemli bir büyüme potansiyeline sahip olduğuna işaret
etmektedir.
B)SANAYİ:
İmalat
sanayiindeki üretim artış oranları, alt sektörler itibariyle aşağıda yer
almaktadır.
TABLO 2: ÜRETİM ARTIŞI
(OCAK-TEMMUZ)
|
İKTİSADİ
FAALİYET KOLLARI |
ÜRETİM
DEĞİŞİMİ (%) |
|
2002 |
2003 |
|
TOPLAM
SANAYİ |
8,3 |
8,2 |
|
Madencilik
Sektörü |
-8,9 |
-11,8 |
|
İmalat
Sanayii Sektörü |
9,5 |
9,2 |
|
Elektrik,
Gaz ve Su Sektörü |
6,1 |
7,5 |
Kaynak:DİE
Sanayi sektörü, ilk yedi ay itibariyle 2002 yılına göre 2003’te toplamda
%8,2 oranında bir artış kaydetmiştir. Alt sektörler itibariyle en yüksek artış
%9,2 oranıyla imalat sanayiinde gerçekleşmiştir. Madencilik sektöründe ise
belirgin bir üretim düşüşü meydana gelmiş olup, düşüş oranı %12 civarındadır.
(Bkz. Tablo 2)
TABLO
3: KAPASİTE KULLANIM ORANLARI (%)
|
|
2001 |
2002 |
2003 |
|
Ocak |
70,5 |
73,9 |
74,9 |
|
Şubat |
70,9 |
71,0 |
71,9 |
|
Mart |
70,7 |
75,3 |
78,3 |
|
Nisan |
68,5 |
73,8 |
75,9 |
|
Mayıs |
70,4 |
75,7 |
78,7 |
|
Haziran |
71,3 |
76,4 |
80,1 |
|
Temmuz |
71,1 |
77,5 |
80,0 |
|
Ağustos |
71,7 |
76,4 |
79,1 |
|
Eylül |
72,9 |
79,7 |
|
|
Ekim |
74,0 |
80,4 |
|
|
Kasım |
74,0 |
77,2 |
|
|
Aralık |
73,3 |
76,5 |
|
Kaynak:DİE
2002 yılı ile kıyaslandığında, 2003 yılı aylarında kullanılan kapasite
oranları daha yüksek seviyededir. En düşük oran %71,9 ile Şubat’ta iken, en
yüksek oran %80,1 ile Haziran ayındadır. (Bkz. Tablo 3) Ocak-Ağustos dönemi
ortalama kapasite kullanım oranı ise %77,5 civarındadır.
TABLO
4: TAM KAPASİTE İLE ÇALIŞAMAMA SEBEPLERİ (OCAK-AĞUSTOS)
(%)
|
|
2002 |
2003 |
|
İç
Pazarda Talep Yetersizliği |
49,9 |
66,0 |
|
Dış
Pazarda Talep Yetersizliği |
16,4 |
13,8 |
|
Mali
İmkansızlık |
3,3 |
2,5 |
|
Yerli
Mallarda Ham Madde Yetersizliği |
3,6 |
3,7 |
|
İşçilerle
İlgili Meseleler |
2,0 |
1,8 |
|
İthal
Mallarda Ham Madde Yetersizliği |
1,2 |
1,2 |
Kaynak:DİE
2003 yılı Ocak-Ağustos dönemi itibariyle “tam kapasite ile çalışamama”
için belirtilen sebepler, 2002 yılı aynı dönemi için belirtilen sebeplerle
benzerlik göstermekte olup sadece nispi değişiklikler söz konusudur. Ortaya
çıkan sonuçlara göre, “İç pazarda talep yetersizliği” daha da artmıştır. Nitekim
ilgili oranın, %49,9’dan %66’ya çıktığı görülmektedir. Buna karşılık, “Dış
pazarda talep yetersizliği” seviyesi düşmüştür. Çünkü 2002 yılı ilk yedi ayında
bununla ilgili belirtilen oran %16,4 iken, 2003 yılı aynı döneminde bu oran
%13,8’e gerilemiştir. (Bkz. Tablo 4) Bu da, dış ticaret açısından nispeten
olumlu gelişmelerin varlığını işaret etmektedir.
TABLO 5: YENİ KURULAN ŞİRKETLER,
KOOPERATİFLER VE FİRMALAR (OCAK-AĞUSTOS)
|
|
2002 |
2003 |
Değişim(%) |
|
Yeni
açılan şirketler ve koop. |
21.256 |
21.443 |
0,88 |
|
Kapanan
şirketler ve koop. |
2.025 |
3.457 |
70,71 |
|
Yeni
açılan firmalar |
15.878 |
22.918 |
44,34 |
|
Kapanan
firmalar |
11.377 |
8.644 |
-24,02 |
Kaynak:DİE
Ocak-Ağustos dönemi itibariyle 2002 yılına göre 2003 yılında, şirket ve
kooperatif açılışlarında %0,88 oranında artış meydana gelmiştir. Kapanan şirket
ve kooperatif sayısı da artmış olup, bu artış %70,71 oranındadır. Firmalar
açısından değerlendirildiğinde ise açılışlar açısından şirket ve kooperatiflere
paralel bir gelişim görülmektedir. Nitekim, firma açılışlarında %44,34 oranında
artış olmuştur. Firma kapanışlarında ise %24,02 oranında azalma meydana
gelmiştir. (Bkz. Tablo 5)
C)İSTİHDAM:
DİE, Hane Halkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre, 2003 yılının ikinci
çeyreği itibariyle kurumsal olmayan nüfusa ilişkin istihdam durumu aşağıda yer
almaktadır.
TABLO 6: KURUMSAL OLMAYAN NÜFUSUN
İŞGÜCÜ DURUMU (000 kişi)
|
|
2002 |
2003 |
|
|
II.
ÇEYREK |
II.
ÇEYREK |
|